Bununla birlikte, dekorasyonda başarısız sonuçların büyük bölümü yanlış ölçüden kaynaklanır. İskandinav stili konusunda mobilya arası boşluklar, geçiş yolları ve duvar oranları hesaplanmadığında oda kullanışsız hale geliyor. Doğru planlama için gereken temel ölçüleri paylaşıyoruz.
Cihaz secmeden once evin internet altyapisini ve priz konumlarini planlamak gerekir. İskandinav stili ile ilgili kurulumda sadelik ilkesi korunmali, her cihaz gercekten ise yaramali.
Mekani her mevsim bastan kurmak gerekmez; degisen sey agirlikla dokular, renk sicakligi ve isik miktaridir. Kis aylarinda kalin orgu, yun ve kadife katmanlar sicaklik hissini artirir. Yaz doneminde ayni alani keten, pamuk ve acik tonlarla hafifletmek yeterlidir.
Isik plani da mevsime gore degisir; gunun kisaldigi aylarda ikinci ve ucuncu isik kaynaklari devreye girmelidir. İskandinav stili ile ilgili mevsimlik parcalari etiketli kutularda saklamak, gecisi birkac saate indirir.
İlk bakışta, tedarik zinciri de bolgeye gore degisir; bazi sehirlerde mermer ve tas islemeciligi guclu, bazilarinda dokuma ve hasir uretimi one cikar. Bu yerel guclu yani kullanmak hem maliyeti dusurur hem de mekana yoresel bir karakter kazandirir.
Mekanin en genis iki yuzeyi zemin ve duvarlardir; bu ikisi uyusmadiginda eklenen hicbir parca sonucu kurtaramaz. Once zeminin renk sicakligini belirleyip duvar tonunu ona gore secmek daha guvenli bir yoldur.
Koyu zemin acik duvarla, desenli duvar sade zeminle daha rahat calisir. Ayni anda iki yuzeyde birden hareket istemek odayi kucuk ve yorucu gosterir.
Bununla birlikte, ısik sicakligi da en az konum kadar onemlidir; oturma ve dinlenme alanlarinda 2700-3000 kelvin araligi rahatlatici bir atmosfer kurar. İskandinav stili ile ilgili kurguda ampullerin renk sicakligini birbiriyle uyumlu tutmak, mekanin butunlugunu korur.
Genellikle, dijital pano kadar fiziksel numune de onemlidir; kumas parcasi, boya karti ve ahsap ornegi ayni isik altinda degerlendirilmelidir. Bir hafta boyunca panoya bakip hala hoslaniyorsaniz secim kalicidir.
Bu noktada, önce mekânın toplam metrekaresini ve değiştirmek istediğiniz parçaları listeleyin, ardından bütçenin yaklaşık yüzde altmışını mobilya ve aydınlatma gibi kalıcı ögelere ayırın. Kalan kısmı tekstil, halı ve aksesuar için saklamak, işin sonunda eksik kalan detayları tamamlamanızı sağlar. Küçük bir pay da beklenmedik nakliye veya montaj masrafları için ayrılmalıdır.
Uygulamada, keskin köşeli sehpalar, devrilebilen uzun aksesuarlar ve ince ayaklı mobilyalar yerine sağlam, yuvarlak hatlı parçalar daha güvenli olur. Zeminde yıkanabilir halı veya kolay silinen yüzeyler, kumaşlarda ise tüy tutmayan ve su itici kaplamalı seçenekler işi kolaylaştırır. Değerli obje ve bitkileri erişilemeyen raflara taşımak da baştan alınacak basit bir önlemdir.}
Her yüzeyin kendi yöntemi vardır; doğal ahşapta nemli bez ve ara ara bakım yağı, mermerde asitsiz temizleyici, mat boyalı duvarda ise ovmadan silme gerekir. Tekstillerde etiketteki yıkama bilgisine uymak ve döşemeleri düzenli aralıkla süpürmek ömrü belirgin biçimde uzatır. Yılda bir yapılan derinlemesine bakım, sonradan çıkacak masraflı onarımların çoğunu ortadan kaldırır.}
Uygulamada, mümkün, ancak stilleri birbirine bağlayan ortak bir unsur belirlemek şart; bu genellikle sınırlı bir renk paleti, tekrar eden bir malzeme veya benzer bir çizgi kalınlığıdır. Örneğin rustik bir ahşap masayı modern sandalyelerle birleştirirken ikisinde de aynı ton ağırlığını korumak dengeyi sağlar. Bir stili baskın, diğerini destekleyici konumda tutmak da karmaşadan kaçınmanın en kolay yoludur.}
Sert zemin, çıplak duvar ve az mobilya yankıyı artırdığı için ilk çözüm yumuşak yüzeyleri çoğaltmaktır. Kalın havlı halı, tavandan yere inen ağır perde, kumaş kaplı koltuk ve duvarda tekstil panolar sesi belirgin biçimde yutar. Kitaplık gibi dolu ve girintili çıkıntılı yüzeyler de ses dalgalarını kırdığı için akustiği doğal yoldan iyileştirir.}
İskandinav stili ile ilgili tüm bu önerileri kendi metrekarenize uyarlarken, kağıt üzerinde küçük bir kroki çizmek işinizi ciddi biçimde kolaylaştırır.